top of page

Müzik nedir? : Müziğin kısa tarihi!


İLKEL MÜZİĞİN ÇAĞDAŞ MÜZİĞE EVRİMİ

Müziğin tanımı aslında çok tartışmalı bir konudur. Müzik, bir sesin anlam bulmuş hali denilebilir. Frekanslar, sesi oluşturduğu gibi müziği de oluşturur. Müzik evrensel değildir. Müzik sadece insan beyninin kavrayabileceği bir sanat dalıdır. Fakat ritim için aynı şey söylenemez. Bazı araştırmalar hayvanların da ritme tepki verdiğini öne sürmüştür.



PALEOLİTİK ÇAĞ

Araştırmalara göre, İlkel çağlarda yaşamış insanların ağaçlara kalın dallar ile vurarak ritim tuttuğu keşfedilmiştir. En eski müzik aleti 60,000 yaşında olan Neanderthal flütüdür. Mağara ayısı kemiğinden yapılır, boyu ise 11.4 cm'dir. Peki bu flüt müzik için mi kullanıldı ?



Bu soruya kesin olarak evet diyemiyoruz. Çünkü bu flütün Neanderthal'lerin hoş tınılar çıkarmak için kullandığını söyleyen de var, vahşi bir hayvan geldiğinde uyarı sesi çıkarmak için kullanıldığını söyleyen de. Tam nedeni yok. Ama biz biliyoruz ki önemi büyük.





ORTA ÇAĞ



Ortaçağ müziği, Avrupa'da kilise müziğinden evrimleşmiştir. Fakat bunun da kökeni Yahudi dini müziğine ve klasik Roma ve Yunan müziğine dayanır. Ortaçağ'dan günümüze kadar gelen tek müzik repertuarı ise Roma Katolik Kilisesi'nin litürjik müziğidir. Tek sesli bir müziktir.






Nota yazısının ilk gelişimi 9. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiştir. Fakat bu o kadarda gelişmiş bir yazı biçimi değildir. Notaların yüksekliği tam olarak belirtilemiyordu.



Daha sonra 1030 yılında İtalya'da rahip Guido Arezzo tarafından detaylı bir versiyonu oluşturuldu. Artık notaların yüksekliği tam olarak okunabiliyor, yazılabiliyordu. Bu dönemde sözler kutsal Latincedir ve vokal hariç hiçbir enstrüman kullanılmaz. Linear'dır, yani notalar yatay bir yol izler. Dolayısıyla, armoni ve çok seslilik söz konusu değildir. Bu ilahilere "yalın ezgi" anlamına gelen [plainchant] denirdi. Ve aslında bu nota sisteminin icadı müzisyenlerin rahat bir şekilde müziğini icra etmelerinden çok, yalın ezgilerin tüm Hristiyan aleminde standart olması içindi. Ortaçağ'daki en önemli gelişme "Organum" adı verilen basit bir armoni formunun ortaya çıkışıdır. Farkı ise, yalın ezginin tek sesli olması ve Organum'un farkı ise dört perdeye kadar çokseslilik vermesidir.




12. yüzyıldan itibaren yazılan tüm eserler hem çokseslilik içerir hem de klasik müziğin başlangıcına işaret eder. Müzik artık sözlü olarak aktarılmak zorunda değildi. Bu da bestecilerin rahat bir şekilde kiliselerden bağımsız olarak çalışmalarını sağladı. Yeni besteciler kuşağı yeni teknikler keşfetmek için var gücüyle çalıştı. Öğrendiği teknikleri ise öğrencilerine öğreterek bunları dünyaya yaydı. Tabi ki de armoni gittikçe karmaşıklaşmaya daha ergin olmaya başladı.

ÖNEMLİ OLAYLAR

  • Fransa'da Odo of Cluny'nin "Enchiridion musices eseri", notaların A'dan G'ye kadar harflerle adlandırıldığı ilk eserdir.

  • "Neuma" adında ilk müzikal semboller ortaya çıkar.

  • Bugün kullandığımız solfej geliştirildi.

  • Kilise modları ortaya çıktı.

  • İlk kadın besteci Hildegard Von Bingen 1150'lerde eserini oluşturdu. "Symphonia armonie celestium revelationum"

  • Çoksesli yalın ezgiler bestelendi.

  • Çokseslilik günahkâr sayıldı. İngiliz kardinal Courçon'lu Robert bunların başında geliyordu.



 

Evet, müzik dünyasının en önemli iki dönemini bilgim dolaylarında paylaştım. Rönesans, barok ve klasik çağlara daha sonraki makalelerimde ara ara yer vererek bilgilendirmeye devam edeceğim. Şimdi, frekanslar ile devam edeceğiz.




Frekans nedir?


MÜZİK NEREDE YAŞAR?

Müziğin kendine has bir atmosferi vardır. Bu atmosfer, insanlar veya diğer yaşam formlarının değil, frekansların yaşam alanlarıdır. Bu atmosfer 3D olarak değil 2D olarak düşünülmelidir. Bu konuya daha sonra değinmek üzere frekanslar kimlermiş, nelermiş onları öğrenelim.


Frekans yapısını öyle sıkıcı teknik bilgiler yerine eğlenceli, öğretici ve hikaye tabanlı bir şekilde öğrenelim! İlk önce frekansların insanlar gibi olduklarına bir değinelim.




Frekansların görevleri

Frekansları krallar, soylular, patronlar, yöneticiler, işçiler ve fakirler olmak üzere değerlendireceğiz.




I. KRALLAR (SUB BASS)

Krallar (Sub bas) : 16 ila 60 Hz arası olan gruptur. İçerisinde istenmeyen bir takım frekanslar barındırabileceğinden genelde Low Cut işlemine tabi tutulan kısımdır. Özellikle, bas tabanlı müziklerde oldukça fazla bulunur.

"Kraliyet yolu yoktur; çoğu insanın çalışmak istediğinden çok daha fazla çalışmanız gerekir."




II. SOYLULAR (BAS)


Soylular (Bas) : 60 ila 250 Hz arasında bulunan gruptur. HipHop ve türevlerinde kullanılan 808 basların, bas gitarların bulunduğu kısımdır. Müzik için oldukça gereklidir, renk ve his katar.


"Asil düşünenler asildir."








III. PATRONLAR

Patronlar ( Lower Midrange) : 250 ila 500 Hz arasında bulunan gruptur. Kick'ler burada bulunur. Bu kısım herhangi bir kesmeye tâbi tutulmaz çünkü frekans tablosunun orta kısmı armonikleri (Harmonics) barındırır. Dolayısıyla, sadece istenmeyen, bozuk frekansların sesi kısılır.


Bu konuya bir sonraki makalemde detaylı değineceğiz.

"Patronun için çalışarak asla zengin olamazsın."



IV. YÖNETİCİLER (MIDRANGE)


Yöneticiler ( Midrange) : 500 ila 2Khz (1kHz=1000Hz) arasında bulunan gruptur. Bu gruba bazı ses mühendisleri bas yapısında değerlendirirken bazıları ise tize geçiş olarak adlandırıyor.




Benim tercihim ise tize geçiş olarak değerlendirilmesi olacaktır. Nedeni ise : Higher Midrange (İşçi) grubu zaten artık tiz grubu içerisindedir. Ve Higher Midrange 2kHzden başlar. Yönetici kısmının ise bitiş kısmı 2kHzdir. Dolayısıyla, Birinin bitişi diğerinin başlangıcı, yani geçiş aşamasıdır.




"Hedefler, son teslim tarihi olan hayallerdir."

V. İŞÇİLER (PRESENCE)


İşçiler (Presence) : 4 ila 6 kHZ arasındaki gruptur. Burasının ayrı bir önemi bulunmamakta. Sadece Hi-Hat, Clap vb. ritim elementlerinin bulunduğu yer olarak belirtilebilir. Tamamen bir cut'a tâbi tutulmaz fakat istenmeyen ve bozuk frekanslar kesilir.


"En iyi patron işçilikten gelendir."



VI. YOKSULLAR (BRILLIANCE)

Yoksullar (Brilliance) : 6 kHz ile 20kHz, bir başka deyişle insan kulağının duyabileceği en tiz frekansa kadar olan kısımdır. Frekans tablosunun da en tiz kısmıdır. Burasını da high cut yaparak istenmeyen sesleri yok ederek Headroom sağlayabiliyoruz.


“Yoksulluk şiddetin en kötü şeklidir.”


 

--------Açığa kavuşturmak için not-------


Evet, ilk önce sorunuzu cevaplama gereği duyuyorum. "Neden bu frekans aralıklarını statülere benzetme gereği duydunuz?" benzeri bir soru soracaksınız.


Bas frekansları armoninin temel yapı taşlarından biridir. Bası kral şeklinde betimlememin asıl sebebi, diğer elementleri (Melodi, akor, kontrpuan) elinde tutma gücünün olmasıdır. Diğer bir deyişle kavrama yeteneğinin olmasıdır.


Diğer frekansların ise, kendilerine özgü yetenekleri, işlevleri, işlevsizlikleri bulunduğundan bir sınıfa oturtma gereği duydum.





ÇAĞDAŞ MÜZİK



I. Dünya savaşının ardından, besteciler müziğin dilini daha derin yollardan çözmeye girişti. Matematik, fizik gibi bilimlerde müziği açıklamaya çalıştılar. Müziğin temel boyutları bile sorgulandı; felsefi açıdan müzikal bir enstrümanın ne olduğu, müziğinin ne işe yaradığı veya neden var olduğunu açıklamaya çalıştılar. Besteciler, yepyeni bir ses dünyasına erişim sunan elektronik aletlerden de yararlandı. Ayı zamanda, genç Amerikalı John Cage şansa bağlı veya rastlantısal müziği keşfetti. Bestelerinin temel öğelerini I Ching çubuklarını kullanarak belirledi. Eserlerinin birinde 4 dakika 33 saniyelik bir sessizliğe yer verdi. Ve bu sürede orkestra üyeleri ellerinde enstrümanları ile bekledi. Fakat John Cage'ye göre bu bir sessizlik değildi çünkü etraftaki nefes sesleri, ambiyans sesleri müziği devralmıştı.



1939'da Elektro-akustik müziğin ilk örneği olan John Cage'nin Hayali Manzara No. 1 adlı eseri ortaya çıktı. İtalyan besteciler Luciano, Berio ve Bruno Avrupanın en büyük üçüncü elektronik müzik merkezini kurdu. 1912 yılında doğan John Cage serializm tekniklerini etkin bir şekilde kullandı. 1939'a gelindiğinde piyano, teyp ve diğer elektronik cihazlarla denemeler yapmaya başladı. Anarşist yapısı müziğine de yansımıştı.



"Müzikal sesler için kulak geliştirirseniz, bu yaptığınız ego geliştirmeye benzer. Müzikal olmayan sesleri reddetmeye başlarsınız ve böylece kendinizi iyi deneyimlerden mahrum bırakırsınız." - John Cage

GELECEK MAKALELER

  1. TRAP BEAT NASIL YAPILIR?

  2. MÜZİK AKIMLARI NELERDİR?

  3. ELEKTRONİK MÜZİK ELEMENTLERİ NELERDİR?

  4. ELEKTRONİK MÜZİK ENSTRÜMANLARI NELERDİR?

  5. MÜZİĞİMİ NASIL SATARIM?


SİZ DE ÖNERİLERDE BULUNABİLİR VEYA GELECEK MAKALELERİ BELİRLEYEBİLİRSİNİZ. TAKİPTE KALIN, MÜZİKLE KALIN EFENDİM.






etiketler:

müzik nedir?, frekans nedir?, ilk müzik aleti nedir?, flüt ne zaman icat edildi?, bas nedir?, kontrpuan nedir?, hz nedir?, sub bass nedir?, yalın ezgi nedir?, armoni nedir?, tek ses ve çok ses nedir?, ortaçağ müziği nedir?, Guido Arezzo kimdir?, Müzik ve kilise, Organum nedir?, tiz ses nedir?, çağdaş müzik nedir?, John Cage kimdir? John Cage anarşist mi?, elektro-akustik müzik nedir?, serializm nedir?, müzik ve felsefe, müzikte eq nedir?, müzikte atmosfer nedir?, müzik akımları nelerdir?, paleotik çağ müziği nedir?, rönesans müziği nedir?, klasik müzik nedir?, müzikte gelişim süreci, antik çağ müziği, günümüz müziği tarihi




İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page