MARKALAŞMA

a.k.a Branding
 

Peki nedir bu branding, yani markalaşma? Şöyle düşünün, biz Elektronik Müzik Akademisi olarak markamız aracılığı ile birçok insana yardım ettik, sorularını cevapladık. Saatlerimizi alan, onlarca ücretsiz bilgi içeren gönderiler hazırladık. İnsanlar artık Elektronik Müzik Akademisi’nin arkasında bir grup insan olduğunun bile farkında değil, onlar için tek önemli olan “Elektronik Müzik Akademisi” isminin ne yaptığı.

 

Hedef kitlenizin güvenini kazanmak; işte marka kurmanın önemi budur. İnsanlar biliyor ki Akademi ne yaparsa iyidir ve ne ürün çıkartırsa, sağlamdır. Peki böyle “sağlam” bir marka oluşturmanın faydası nedir?

Eğer bir gün Instagram’ın algoritması küçük işletmeler için berbat bir hale gelirse (aynı Facebook gibi) markamızın müşterileri, takipçileri, destekçileri (onlara istediğiniz ismi verin) bizi başka platforma geçtiğimizde de takip edecek. Yine bize güvenecek ve içeriklerimizden yararlanacak. Bu insanlar hala bizim ürünlerimizi almaya ve kitaplarımızı okumaya devam edecek, bir problemleri olduğunda bizimle iletişime geçecek.

 

Çünkü sadece bizi kurulduğumuz tarihten beri takip edenler değil, bizi sonradan tanımış olanlar da bilir ki; biz hiçbir zaman bu marka çatısı altında olan kişilerin egosunu tatmin etmek için kişisel reklam yapmadık. İnsanların aklındaki marka gücümüzü kullanarak sırf insanların ceplerinden para çıkartmak için ürünler satmadık. Çizgimizi en başında belirledik ve bunu hiç bozmadık. Attığımız bütün adımları her zaman karşı tarafa, bize sağladığından daha fazla fayda sağlaması için attık. Yani bu markanın amacı, karşı tarafı beslemekti ve böyle de yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

Eğer şu an Akademi olarak uzmanlık alanımız olmayan bir alanda, mesela tekstil alanında bir ürün çıkartırsak, aynı gün bu ürünü alacak onlarca insan var. Çünkü “die-hard fan” dediğimiz (Bu arada, sağolsunlar!), kemik kitle olarak çevirebileceğimiz bir kitleye sahibiz. Bu kitledeki insanlar sizin hamlelerinizi uzaktan veya yakından izlemiş ve verdiğiniz hizmetleri belli bir süre deneyimlemiş insanlardır. Sizin kalitesiz bir ürün çıkarabileceğinizi hiçbir zaman düşünmezler çünkü önceki ürünlerinizden memnun kalmışlardır. Aynı zamanda markanız ile güzel bir iletişim içerisinde olmaları memnuniyetlerini artırır. İşte bu yüzden altını çize çize, hedef kitleniz ile etkileşimde olun ve onları ne kadar önemsediğinizi hissettirin diyoruz.

Hepimizin bildiği bir markadan devam edelim; Apple. Eğer yarın Apple markası üzerinde ısırılmış elma logosuyla bir kalem çıkarırsa ne olur? Tabii ki de milyonlarca kişi sorgusuz sualsiz bu kalemi alır. Sizce neden? Çünkü insanlar bu markayı bildikleri günden beri, çizgisinden çıkmamış bir oluşum ile karşı karşıya kaldılar. Bu yüzden “marka” önemlidir.

Bütün bunları anlatma sebebimiz bir sosyal medya hesabı ile bir marka'nın farkını ayırt edebilmeniz. Özet olarak, Elektronik Müzik Akademisi markası yarın bir gün Instagram çökse bile, başka bir platformda aktifliğine aynı şekilde devam edebilecek ve sıfırdan bir marka, kitle kurmak zorunda kalmayacak. Aynı şey Apple gibi bir marka için de geçerli. Bir gün bütün ürünlerinin modası geçmiş olursa ve Apple artık bir mobilya markası haline gelirse, ilk çıkarttıkları koltuk ürününden itibaren insanların güveni onlara tam olacak.

İşte bu yüzden 1 kez parçası "patlayan" bir çok sanatçı hemen kazandığı para ile bir giyim markası kuruyor. Bunun sebebi müzik kariyerleri devam etmese bile kendilerini sağlama almak için markalarını kullanarak başka bir gelir kaynağı oluşturmaları. Örneğin bir gün Eminem şarkı yapmayı bıraksa ve "Eminem'in Giyim Koleksiyonu" adı altında bir giyim mağazası açsa, Eminem markasının gücünü kullanarak hala gelir kazanabilecek.

İşte bir sanatçı olarak sadece bir "sanatçı" olarak kalmayıp, bir "marka" olmaya başlamak bu yüzden önemlidir.

İşte Akademi'den sana Markalaşma maceranda aklında bulunması gereken öneri ve uyarılar...

Hayranlarınıza, dinleyicilerinize, takipçilerinize her zaman bir şeyler katmak, markalaşmanın kalbidir. Bir faaliyete girişmeden önce kendinize şu soruyu sorun: "Bu beni mi daha mutlu edecek, yoksa takipçilerimi mi?" Eğer cevabınız "Beni daha mutlu edecek, benim daha çok avantajıma olacak." ise o işe girişip, girişmemeyi tekrar gözden geçirmelisiniz.

2_edited.png

Markanın bel kemiği insanlara aşıladığınız "güven" duygusudur. Güven, insanların markanızdan alışveriş yapmasını sağlar.

İnsanları arkanızdaki orduya katmak yani kitleniz haline getirmek istiyorsanız, takipçilerinize bir sayı olarak bakmamalı ve her bir takipçinizi insan olarak görmeye başlamalısınız.

Müzik endüstrisinde nefesini en uzun süre tutabilen kazanır. İnsanların aklında ve kalbinde bir güven ortamı oluşturmak zaman ister. Bu yüzden sabırlı olmalı ve sürekli olarak üretmelisiniz. (Mantalite)

Sürekli büyümek, sürekli yayınlamaktan geçer. Bu bir içerik üreticisi için içerik yayınlamak, sanatçı için proje yayınlamak, yazar için kitap yayınlamak ya da bir giyim dükkanı için sürekli yeni koleksiyonlar getirmek demektir. 

Bir marka kurmaya çalışıyorsanız düşünce yapısı olarakta kendinizi eğitmelisiniz. Pesimit düşünen biriyseniz direkt Game Over. İçinizdeki sesi pozitifleştirmelisiniz. İnternet ortamı acımasızdır. Bu yüzden eğer siz de kendinize karşı acımasızsanız, üzülerek söylüyoruz ki uzun süre dayanamayacaksınız.

 

Etik kurallara dikkat edin. Sakın ama sakın size sataşmamış biri hakkında ileri geri konuşmayın. Bu sadece insanların gözü önünde küçük düşmenize sebep olacak. Markalaşma serüveninde ne kadar ileri giderseniz gidin, her zaman önünüzde sizden daha iyi birileri olacaktır. Bu normal bir durum. Sakın önünüzde yer alan insanlar hakkında negativite yaymayın. (Mantalite)

Markanızı kalben sevdiğiniz bir endüstride oluşturun. İşinizi sevmek size hem süreklilik hem de uzun süre dayanabilme (nefesini tutabilme) konusunda yardımcı olacak. Bu yüzden sadece "para" için herhangi bir endüstride bulunmadığınızdan emin olmalısınız. Çünkü emin olun para kazanmak epeyce bir zamanınızı alacak.

Müzik endüstrisi öğrenmeye dayalı olarak ilerlenebilen bir endüstridir. Bu yüzden hiçbir zaman "yeterince iyi" olduğunuzu düşünmeyin. Bu düşünceye kapılırsanız öğrenmeyi yani gelişmeyi bırakacaksınızdır. Bıraktığınızda ise siz göz açıp kapayana kadar sizinle aynı endüstrideki kişiler Üsküdar'ı geçmiş olacak.